Yazı Detayı
09 Şubat 2021 - Salı 15:32
 
BİR İHTİYAÇ MESELESİ
Psikolog Münteha Güreş
MuntehaG@outlook.com
 
 

Hepimiz bu toplumun bir parçasıyız ve bir şekilde hepimiz birbirimizle ilişki halindeyiz. Gerek romantik ilişkilerimiz olsun gerek aile ilişkilerimiz gerekse iş hayatındaki ilişkilerimiz.. Hepimiz farklı sebeplerden bir araya geliyoruz ve ilişkilerimizi bir süre güzel ve uyumlu bir şekilde yürütüyoruz. Peki nasıl oluyor da güzel başlayan ilişkilerin sonu bazen hüsranla sonuçlanıyor, neden iki kişi birbiriyle çok iyi anlaşıp birbirini çok severken bir süre sonra aralarında kavgalar, tartışmalar eksik olmuyor ya da ne oluyor da bir işletmecinin elindeki mallarının çok iyi olmasına rağmen işletmeci yine de müşterisini kaybedebiliyor? Hepsinin bir cevabı var aslında. Tabii ki birçok etken bunlara sebebiyet veriyor olabilir. Ama özellikle bir tanesine değinmek istedim. Aslında çok basit olan ama çoğumuzun göremediği o etkene, yani ihtiyaç meselesine..

Birçoğumuz karşımızdaki kişiye odaklanmıyoruz, neye ihtiyacı var, benden ne talep ediyor, ona nasıl yardımcı olabilirim diye düşünmüyoruz çoğu zaman. Sadece bir şeyler yapıyoruz, söylüyoruz, kendi bildiğimiz gibi davranıp sözde yardım etmeye çalışıyoruz. Ama hiç bakmıyoruz işin iç yüzüne, acaba yapılan bu yardım gerçekten karşımızdakinin ihtiyacına mı yönelik yoksa onun ihtiyacı olanı es geçip kendi çıkarımıza yönelik mi hareket ediyoruz diye? İşte maalesef ki birçoğumuz kendi çıkarı uğruna ya da karşısındakinin duygu durumunu hiç anlamaya çalışmadan yapıyor hamlelerini. Karşımızdakini anlamadan bir davranış sergilediğimizde de bu sefer itici gözükebiliyoruz karşımızdaki kişiye karşı. Çünkü birey anlaşıldığını hmiyor ve o an ona iyi gelmeyecek sözler söyleniyor veya davranışlar sergileniyor ve kişi katlanamayıp terk edebiliyor o ortamı ya da kişiyi. Düşünün mesela bir yakınınızı kaybetmişsiniz diyelim ki, giriyorsunuz arkadaş ortamına ve kimse hiç anlamaya çalışmamış ki halinizi, herkes eğlencesine bakıyor, sizden de aynısını bekliyorlar ya da gitmişsiniz bir mağazaya, ayaklarınızda problem olduğu için rahat bir ayakkabı arıyorsunuz görevliye sorduğunuzda o ayakkabıdan kalmadığını söylüyor ama aslında sizin hiç de ihtiyacınız olmayan topuklu bir ayakkabıyı size pazarlamaya çalışıyor. Şimdi siz sorun kendinize; anlaşılmadığınız bir yerde ne kadar durabilirsiniz ya da sizi anlamayıp sizin ihtiyaçlarınızın dışında davranan kişilere daha ne kadar katlanabilirsiniz? İşte önemli olan ilk önce karşımızdaki kişiyi, o an ki duygusunu ve ihtiyacını anlayabilmek. Sonrasında yapılacak olan da bizim işin sonucunda hiç kazancımız olmayacaksa bile her daim karşımızdakinin ihtiyacını ön planda tutup ona göre davranışlarımızı sergileyip yönlendirme yapabilmek. Varsın olsun o anda kaybedelim ama biz doğru hamleyi uyguladığımız zaman toplamda kazanmış olacağız. İhtiyaçlar görüldüğünde hem ikili ilişkilerimiz rayına oturacaktır, hem de belki de o an kaybettiğimiz bir müşterimiz sonrasında kapımızı çalacak ve bize daha çok müşteri yönlendirecektir. Çünkü biz o an kendi isteğimize, kazancımıza odaklanmamış, asıl karşımızdakinin ihtiyacına odaklanmış ve o ihtiyacın karşılığını veriyor olacağız. Durum böyle olunca da her ne kadar kendimizi düşünmüyormuş gibi gözüksek de aslında kendimizin faydasına olan ve bizi doğru yola götürecek olan kapının anahtarını açmış olacağız..

 
Etiketler: BİR, İHTİYAÇ, MESELESİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı